Geçmişten Günümüze Değişen Güzellik Algısı

/ / Anti-Aging & Gençleşme

Zaman içerisinde değişiklik gösteren güzellik algısı, bugün insan yüzünün altın orana uyumuyla değerlendirilirken acaba 14.yüzyılda nasıl değerlendiriliyordu?

Güzellik kavramı kişiden kişiye değişse de, toplumdan topluma ve içinde bulunduğumuz zaman dilimine göre de değişiklik göstermektedir. Ufak bir zamanda yolculuk yaparak dönem dönem güzellik algısının nasıl değiştiğine birlikte bakalım.

Rönesans Döneminde Güzellik Algısı(14-16.Yüzyıl)

Rönesans döneminde sanatçılar tarafından tasvir edilmiş kadın görünümleri genellikle kıvrımlı, yuvarlak yüze sahip günümüze göre daha kilolu kadınlardı. Soluk beyaz tenli ve toplu kadınlar Rönesans döneminin güzellik algısına yön vermiştir.

Victoria Dönemi (1837-1901)

İngiltere’de Victoria devri diye adlandırılan bu dönemde Rönesans döneminin aksine kadınlar daha çok bedenleriyle ön plana çıkmaya başladı. Günümüzdeki ince bel anlayışının temellerinin Victoria döneminde atıldığını söyleyebiliriz.

İnce belli gözükmek için verilen çabalar ilk olarak korse kullanımıyla başladı. İçinde zorlukla nefes almayı dahi göze alan kadınlar bu korseler ile kum saati görünümü yaratmaya çalışıyordu. Bu korseler ile iş yapmak zor olduğundan Victoria Döneminde güzellik algısını oluşturan kadınların daha çok kraliyet ailesi ve soylular sınıfından olduğunu söyleyebiliriz.

Hollywood Çağı

1920’lerden 1940’ların sonuna kadar dayanan bu dönemde kadınların ince belli görünümlerin yerini daha düz bir karın alırken antrenmanlarla birlikte gelişen atletik vücut görünümü güzellik algısını oluşturdu. Sarışın olmanın popülerleştiği bu dönemde küçük göğüslü ve kısa saçlı kadınlar ön plana çıkarken destekli sütyenlerin kullanımı da bu dönemde başladı.

Muhafazakâr Dönem

1950’lerde kıyafetlerde bir devrime gidildi ve güzellik algısı vücudu açmaktan çok daha kapalı ve hatları belli etmeyen kıyafet seçimlerine yöneldi. Etek boyu dizlere gelen uzun elbiseler tercih edilirken dönemin film yıldızlarından Marilyn Monroe tarzı dönemin güzellik algısına yön verdi.

Sıfır Beden Çağı

Dönüp baktığımızda ah bu kadınlar ne çok çekmiş diyeceğiz fakat aslında bunu algıyı kadına dayatan da yine bir başka kadın olduğunu görüyoruz. Her dönem göz önüne çıkan bir ünlü isim ile değişen güzellik algısı 1960’larda Twiggy isimli ünlü model ile birlikte 0 beden, uzun-ince vücuda bıraktı yerini. Aynı zamanda mini etekler ve seksi kıyafetler ise dönemin vazgeçilmeziydi diyebiliriz.

Fitness Çağı

1980’ler ile birlikte fitness popülerleşti. Hollywood döneminden kalma atletik vücut algısı daha çok arttı ve güzellik algısı erkeklerde geniş omuz kadınlarda ise kıvrımlı vücut hatlarıyla belirlenmeye başlandı. Kısa saç modası yerini kabarık saçlara bıraktı ve belki de 1980’lerin güzellik algısında kadınlar için en belirleyici unsur kabarık saçlardı.

1990’LAR

Daha minimal bir moda anlayışının hakim olduğu bu dönemde, giyimde yüksek bel pantolonlar, kadın vücudu için de ince ve düz bir bel modasının hakim olduğunu söyleyebiliriz.

2000 ve sonrası

2000’lerin başında Victoria Secret mankenlerinin bir döneme damga vurduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sonrasında Jennifer Lopez ve Shakira gibi “geniş kalçalı ve dolgun” bir vücudun göze daha güzel geldiği ve kadınların zayıflamadan da seksi bir vücuda sahip olabilmesi güzellik algısını epey değiştirdi.

Günümüzde artık ne nefes almayı zorlaştırıcı korseler kaldı, ne de küçük veya büyük göğüse sahip olamadığı için üzülen kadınlar. Hepsi artık plastik cerrahi operasyonlar ile çok kolay.

Tek dikkat etmeniz gereken şey alanında uzman hekimler ile tanışmak ve kendinizi uzman ellere emanet etmek.

BU YAZILAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

YUKARI
FİYAT SOR